TÜRKİYE BÖLÜNÜR MÜ

author MEMDUH BAYRAKTAROĞLU   1 нед. назад
16,817 views

668 Like   34 Dislike

31 MART YEREL SEÇİMLERİNDE NE DEĞİŞECEK?

31 MART YEREL SEÇİMLERİNDE NE DEĞİŞECEK? 01.12.2018 SAAT: 13.00 https://twitter.com/memduhtv https://www.facebook.com/memduhsb 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin Türkiye’de iktidarı değiştirmeyeceği ama iktidarda olanları değişime zorlayacağı kesin. O halde yerel seçimlerde taşra şehirleri değil İstanbul, Ankara ve İzmir seçim sonuçları çok önem kazanıyor. Çünkü bu üç il seçmen toplamının yüzde 35’i… Bu üç ili ya da en az ikisini kazanan parti (Bence) seçimlerin kazananı değilse de galibi sayılacak. Ak Parti’nin ne yapacağı belli… CHP ise henüz İzmir’e bile karar vermedi… Yanlış mı yapıyor?.. Bence yanlış yapıyor… Başarılı ve takımlarına güvenen teknik direktörlere “rakibinizi iyi çalıştınız mı?” sorusuna “rakibe karşı tedbir almayı düşünmüyorum, benim futbolcularım çıkar oynarlar; rakip alsın önlemini”… * CHP işte bunu yapamıyor… Oysa yapmalı… Meselâ öncelikle şuna karar vermeli... CHP Ankara, İstanbul ve İzmir seçimlerine kaybetme ihtimali kazanma ihtimalinden çok yüksek ama babadan dededen CHP'li biriyle mi girecek?.. Yoksa… Arşivlere "2019 yerel seçim sonuçları: Ankara CHP" kaydını düşmek ve böylece siyasi zihniyeti değişime zorlamak için mi girecek?.. * Strateji siyasetin bel kemiği, omurgasıdır. Erdoğan zamanın ruhuna uygun stratejilerle her girdiği seçimi kazandı. Kendisine en ağır hakaretleri eden biri İslamcı sağcı diğeri muhafazakar sağcı iki partinin genel başkanını kucağına alarak girdi seçimlere ve kaybetme ihtimali en yüksek seçimden zaferle çıktı. CHP ya zamanın ruhuna uyacak ve bunu seçmenlerine de anlatacak... Ya da kaybedecek... * Ak Parti'nin torba kanun teklifinde çok önemli bir madde var. O madde yasalaşırsa Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın bütçesine “belediyelere yardım ödeneği” konulacak… Parayı kim verecek?.. Tabii ki Berat Albayrak verecek… Ve elbette cebinden değil; halktan toplanan vergilerden verecek… Bunun böyle olacağını 12 Temmuz 2018 günü “BERAT ALBAYRAK'IN HAZİNE BAKANI OLMA SEBEBİ” başlığı altında yayımlanan videomda anlatmıştım…

SIRRI SÜREYYA ÖNDER NEDEN HAPİSTE

İŞLEDİĞİ DEĞİL İŞLEMEDİĞİ SUÇTAN HAPİSTE 06.ARALIK.2018 SAAT: 18.00 https://twitter.com/memduhtv https://www.facebook.com/memduhsb HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’e “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla verilen 3 yıl 6 ay hapis ceza onandı… Yani… Karar kesinleşti… Önder Kandıra'daki cezaevine teslim oldu... Tabii ki kanuna göre işlenmiş bir suç varsa Sırrı Süreyya Önder de her yurttaş gibi cezaevine girecektir ancak… Tabii ki en demokrat hukukun üstünlüğü ilkesine en çok sadık gelişmiş ülkelerde de “terör örgütünün propagandasını yapmak” suçtur… Ama… “Propaganda nrdir?”. İşte bu tarif çok önemlidir… Ve… Gelişmiş ülkelerde terör örgütünün propagandasının yapıldığını kanıtlamak, Kuran’da zinanın kanıtlanmasını anlatan ayetler gibidir… Bir cinsel birliktelik iddiasının kanıtlanabilmesi için erkek ve kadının duhul halde ve en az dört erkek ya da sekiz kadın tarafından görülmesi şartı vardır. Bu ise kedilerle köpekleri bile o halde yakalayabilmek kolay değildir. Yani Kuran şeriatı zina suçunun kanıtlanmasını öylesine zorlaştırırken aslında, “insanların özel hayatlarına karışmayın” demek istemiştir… Demokratik hukuk devletlerinde de terör propagandası yapıldığının kanıtlanması çok zor şartlara bağlıdır. Yani, AB ülkeleriyle 11 Eylül 2001 faciasını yaşamış ABD’de bile bir kişinin terör örgütü üyesi olduğunu kanıtlamak çok zordur. Ne demek istediğimi daha iyi anlamak isterseniz ve eğer izliyorsanız Netflix’de yayınlanan Designat Surviver filmini izlemenizi tavsiye ederim. Yani… Sırrı Süreyya Önder, devletin daha doğrusu siyasal iktidarın rızası ve izniyle 2 yıl bırakın terör örgütü lehine propaganda yapmayı terör örgütü ile dönemin başbakanı Erdoğan arasında belge getir götürücülüğü yapmış, yani teröre bizzat hizmet etmiştir ama dönemin başbakanı ve ilgili bakanları da kendisiyle aynı suçu işledikleri için o eylemleri görmezden gelinmiş, soruşturma konusu bile yapılmamıştır. Peki bu son hapis cezası kararı ne böyle?.. Onu o cezayı isteyen savcı ile o kararı veren yargıca sormak lazım… Ama ben şu kadarını söyleyeyim… Türkiye mevcut terörle mücadele yasasıyla AB’ye tam üye olamayacağı gibi, küresel finans dünyasından yeni, taze kredi de bulamayacaktır. Lütfen not edin… Ya da şöyle söyleyeyim: Cezaevinde yatan on binlerce masum memur veya iş insanı ya da serbest meslek sahibi yurttaş, gazeteci ve sayıları çok fazla olmasa da siyasetçi özgürlüklerine kavuşmadan Türkiye ekonomik kriz sürecini atlatamaz…

Celal Şengör, dini çökertti, bitirdi - Tv konuşması

Türkiye'yi Bekleyen Ekonomik Süreç / Çağlar Cilara ile Günün Konuğu- Cem Toker / 14.12.18

Halk TV YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: https://www.youtube.com/channel/UCf_ResXZzE-o18zACUEmyvQ?sub_confirmation=1 Halk TV Resmi Web Sitesi www.halktv.com.tr Halk TV Sosyal Medya Adresleri: https://www.twitter.com/halktvcomtr https://www.facebook.com/halktvcomtr https://www.instagram.com/halktvcomtr

SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN DOLARA BAKMAK YETERLİ Mİ?

SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN DOLARA BAKMAK YETERLİ Mİ? 06.ARALIK.2018 SAAT: 21.00 https://twitter.com/memduhtv https://www.facebook.com/memduhsb Ekonominin içinde bulunduğu bu berbat durum bir sonuç… Önemli olan… Bu sonucu doğuran sebepleri bilmek ve… Doğru teşhis koyduktan sonra onları çözmek için hemen işe koyulmak…. * O halde gelin sebeplere göz atalım. - Demokrasi… Anayasal şart… Peki var mı?.. Yok… Neden yok?.. Çünkü demokrasiyi demokrasi yapan iki temel unsurdan biri seçilenlerin özgür ve adil şartlarda kendilerini seçmenlere tanıtabilme imkân ve fırsatı… Bu imkân ve fırsat var mı?.. Yok… Seçim çalışmaları sürecini cezaevinde geçiren cumhurbaşkanı adayının olduğu bir ülkede seçilme özgürlüğünden söz edilemez. - Hukuk devleti olmak… Bu da anayasal şart… Peki hukuk devleti var mı?.. O da yok… Hukuk devletinde seçilenlerin seçilmesini ve seçimlerin meşruiyetini onaylayan anayasal kurum bağımsız yargıdır. Yani Yüksek Seçim Kurulu’dur.. Ne var ki YSK seçilenlerin meşruiyetini sorguladıktan sonra onaylayacağına, seçilen tek kişi YSK’nın meşruiyetini onaylıyor… - Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı Var mı?.. Yok… Yargının bağımsız olmadığı bir ülkeye küresel sermaye gelmez. Ne sabit yatırım yapmak için gelir… Ne hisse senedi satın almak için gelir.. Ne de borç verir… Bu konuşmam biter bitmez en çok iki dakika içinde canlı yayına başlayacağım. Lütfen bilginiz olsun.

TÜRKİYE BÖLÜNÜR MÜ?

06.ARALIK.2018
SAAT: 21.10

https://twitter.com/memduhtv
https://www.facebook.com/memduhsb

Konfederasyonlar federasyonların bir araya gelmesiyle oluşur.
Yani…
Her federasyon (Devlet), egemenliğini korumak şartıyla ve kendi ulusal çıkarlarını korumak amacıyla kurulacak konfederasyona katılır.

*

Ancak…
Böyle bir yapı haliyle üniter yapıyı da bozar.
Ekonomik sistem bütünlüğüne de zarar verir.
Yani…
Konfederalizm ham bir hayaldir.

*

Bence…
Üniter yapıya zarar vermeyen…
Ekonomik sistemde, orduda, adliyede ve dış politikada merkezi otoriteyi kabul eden yerel özerklik doğru toplum ve doğru siyasetçilerle büyük işler başarabilir.